Müderris ve Virtüöz

Doğan Kitap · 2021 · Roman

Müderris ve Virtüöz

1847'nin haziran ayında dünyaca ünlü piyano virtüözü Franz Liszt bir dizi konser vermek üzere İstanbul'a gelir. Sarayda, konsolosluklarda ve seçkin konaklarda çalar. Ünlü piyanist, yolculuğun başında gemide tanıştığı ve 'Erlkönig' adını taktığı tuhaf bir yabancının oyunlarına kapılıp kendini bir komplonun ortasında bulacaktır.

Aynı günlerde genç bir müderris, Ahmet Cevdet, velinimeti saydığı Reşit Paşa'nın görünüşte önemsiz bir meseleden ötürü kendisine darıldığını öğrenir. Paşanın gönlünü kazanmak için kayıp bir müsveddenin peşine düşer. Arayışı Ahmet Cevdet'i siyasetin kanlı sokaklarına sürükleyecektir.

19. Yüzyıldan Bugüne Seslenen Bir Hikâye

Müderris ile Virtüöz, 19. yüzyılın ortasından iki hikâyeyi, romantizmle gerçekçiliği birleştirerek iç içe sunuyor. Doğu ile Batı'nın ezeli ayrılığı, Avrupa'yı sarsan ilk devrimler, finans-kapital çekişmeleri, aşkın anlamı, geçmişle geleceğin savaşı, iktidarın çürüyen yüzü, kölelik, gizli örgütler gibi katmanlarda bugüne seslenen bir tarih kurgusuyla 19. yüzyıl romanı tadında bir dönem anlatısı.

Çalma Listesi

Müderris ve Virtüöz'de adı geçen parçaları aşağıdaki Spotify çalma listesinden dinleyebilirsiniz:

Romanın Karakterleri

Müderris ve Virtüöz'de geçen, tarihte yaşamış gerçek karakterlerden bir bölümü:

Franz Liszt

Dünyaca ünlü Macar kompozitör, piyano virtüözü

19. yüzyılın en önemli piyanistlerinden ve senfonik şiir tarzının yaratıcısı. 1847 yazında İstanbul'a gelerek bir dizi konser vermiştir.

Vikipedi →

Ahmet Cevdet

Medresenin son gülü

Romanın geçtiği dönemde genç bir müderris olan Ahmet Cevdet (Paşa) Osmanlı tarihine damgasını vuran devlet adamları arasındadır.

İslam Ansiklopedisi →

Keçecizâde Fuat Efendi

Osmanlı devlet adamı

Tanzimat fermanıyla anılan Mustafa Reşit Paşa'nın en yakın çalışma arkadaşı. Nüktedanlığıyla bilinen devlet adamı.

İslam Ansiklopedisi →

Giuseppe Donizetti

Mecidiye Marşı bestecisi

Türkiye'yi 19. yüzyılda batı müziği ile tanıştıran ve ilk Türk bandosu olan Mûsikâ-i Hümâyûn'un gelişmesinde en büyük katkıyı sağlayan kişi.

Vikipedi →

Sultan Abdülmecit

Opera hayranı bir padişah

Tanzimat Fermanı ile başlayan saltanatı boyunca Osmanlı devleti Batılılaşma reformlarının yoğun biçimde uygulandığı bir döneme girmiştir.

Vikipedi →

Mihal Çaykovski

Mehmet Sadık Paşa

İstanbul'da bugünkü Polenezköy'ün kurulması adına çalışan, sonradan İslam'a geçerek Kırım Savaşı'nda Osmanlı safında savaşan Polonyalı asilzade.

Polonya Cumhuriyeti →

Kont Vladislav Zamoyski

Polonyalı bir asilzâde

Polonya'nın bağımsızlığı için mücadele vermiş, Osmanlı devletiyle iyi ilişkiler içinde olmuş, Kırım Savaşı'nda Osmanlı saflarında kılıç kuşanmış bir asilzade.

Wikipedia →

Süleyman Fehim

Ahmet Efendi'ye "Cevdet" mahlasını veren şair

19. yüzyılda yaşamış az bilinen bir Osmanlı şairi. Fars dili ve edebiyatına hakim olduğu söylenir.

İslam Ansiklopedisi →

Zwierkovski

Polonyalı bir devrimci, ajan

Mihal Çaykovski'nin İstanbul'daki Polonya ajansının kurulup geliştirilmesinde yardım aldığı kişi.

Neler Söylediler?

Eşsiz bir okuma lezzeti...

Artık ustalık ürünlerini veren Selçuk Orhan, tarihsel romanın tüm zorluklarının üstesinden, dile derin hakimiyeti sayesinde kolayca geliyor.

Afşin Kum — Yazar

Geçmişe sıradışı bir bakış

Güzel'de günümüze dair sıradışı yaklaşımlarla harika bir iş çıkamıştı. Şimdi geçmişe yönelik sıradışı bakışıyla, romancı muhayyilesini daha da üste taşımış.

Ahmet Balcı — Yazar

Sahnede Musiki var...

Müderris ve Virtüöz'de sahnede musiki var. Henüz hacı olmamış genç Arif ve Liszt. Olağanüstü. İyi bir romanda olması gerektiği gibi karakterler derin.

Oğuz Tan — Psikiyatrist / Yazar

Balzacvari bir gerçekçilik

"Yemin ederim, Balzac'ın meşhur Vautrin'i İstanbul'un 'pis ve çamurlu' sokaklarında Liszt'in karşısına çıkınca, o bin yıllık Doğu-Batı çatışmasının içine Balzacvari bir gerçekçilik katıldığını anlıyorsunuz: Para!"

Aslı Güneş — Eleştirmen / Yazar

Söyleşiler ve hakkında yazılanlar

Yaratıcılığı mümkün kılan biraz da belirsizlik aslında, ne olacağını bilememek, tam anlayamamak

Müderris ve Virtüöz romanı üzerine, 1847 İstanbul'unda geçen hikâye, Batı-Doğu kültürel karşılaşması ve sanat üzerine derinlikli bir söyleşi.