Kategori: Yazılar

Oğuz Atay’ın Ruhu Üstüne Bir Not

Türkiye’nin Ruhu’nu yazmayı tasarladığını bildiğimiz Oğuz Atay’ın yapıtlarına, işlediği konuların ters küme görüntüsü açısından bakabilir miyiz? Yanılmıyorsam Nurdan Gürbilek de benzer bir şeye işaret etmişti; ama yineleme riskine karşın yeniden düşünmek istiyorum: Oğuz Atay’ın yapıtlarına almadığı, yapıtlarında konu etmediği şeyler eleştiri konusu olabilir mi? Pek değil, ama öyle mi? Atay, Türkiye’nin Ruhu’nu yazmak istiyordu; ama […]

Okumaya devam edin →

Çokuz, Hem Sayıca Hem de Kafaca… Haliyle Aslında Herkes Fazlalık

Aranmayan Özellikler Üstüne (Söyleşi:Berfin Sena Yıldız) Hece 219 (Mart 2015) Aranmayan Özellikler kurgu açısından bir satranç tahtasına benzetilebilir. Faruk adında bir danışman bir petrol şirketindeki yolsuzluğu araştırıyor. Şirkete yıllar boyunca sahte işe alımlar yapılmış. Hamle hamle ilerleyerek bunu çözmeye çalışıyor… Karşısına çıkanlar yetenekli ama psikolojik nedenlerle toplumun dışına itilmiş insanlar. Şirketin eski bir çalışanı olan […]

Okumaya devam edin →

Etkilendiğim Kadın Yazarlar

Erkek yazarların pek çoğunun sessiz kaldığı bir konudur. Etkilendikleri USTAları açıklarken kadınların pek az yer tuttuğunu görürüz. Sanki bu alanda bir klasman söz konusuymuş ve kadınlarla erkekler ayrı bir kulvardaymış gibi örtük bir anlayış vardır. Belki USTAlık bütünüyle erkek bir kavram olarak yerleştiği için böyledir, belki de kadınların kamusal işleriyle görünmesinin görece yeni bir olgu […]

Okumaya devam edin →

Edebiyat Yapıtlarında Samimiyet

Öykü ya da roman değerlendirmelerinde sıklıkla karşımıza çıkan ama yeterince tartışmadığımız bir terim var: Samimiyet. Kimi zaman anlatımdaki dil serbestliğini nitelemek için “samimi” deyip geçiliyor. Kimi zaman, örneğin yazarın tutumunu, hayata bakışını yücelten bir ifade olarak kullanılıyor. Kimi zaman, anlatılan şeyin inandırıcılığı “samimi” oluşuyla ölçülüyor. Samimiyet, kimsenin yadırgamadığı bir terim ama aslında doğru dürüst bir […]

Okumaya devam edin →

Tecavüz İdeolojik Bir Suçtur

Tecavüz ideolojik bir suçtur. Cinsel sapkınlık ya da başka gerekçelerle ortaya çıkması söylendiğinin aksine çok enderdir ve bu gerekçelere dayandırılması büyük ölçüde tecavüzü yaratan ideolojik arkaplanın desteklenmesine dayanır. Dolayısıyla her tecavüz toplu tecavüzdür. Tecavüzcünün zihninin arkaplanında her zaman bir ideolojik ateşleyici vardır, yani suçu işleyenin aklında korkunç ama kabul görmüş, yerleşmiş hatta toplum için ölçüt […]

Okumaya devam edin →

Yazmak eylem midir?

Yazmak eylem midir? Bu soruyu yanıtlaması sanıldığı kadar kolay değil; çünkü, evet, yazı yoluyla eyleme dönüşmüş pek çok örnek sayılabilir. Ancak günümüzde eylem denince çoğunlukla güncel olan karşısında çabucak politik bir tutum oluşturmak anlaşılıyor. Bu tür çabukluk, her yazı türü için olmasa bile, edebiyat için pek olanaklı değildir. Edebiyat, bir tepki aracı olmamıştır; belki – […]

Okumaya devam edin →

Yoldaşını Öldürmek

Sol örgütlerin içindeki infaz uygulamaları ilk olarak Gün Zileli’nin anılarını okurken dikkatimi çekmişti. Zileli’nin tanıklıkları – ya da anlatımı diyelim – bu infazları sert biçimde eleştirmekle birlikte nasıl geliştikleri ve nasıl uygulandıkları üstüne ayrıntıya girmiyordu. 40 Hadis’i yazarken yakın Türkiye tarihiyle ilgili resmi olmayan, dokunabildiğim her şeye ulaşmaya çalışmıştım; benim seçtiğim infaz öyküsü – romanın […]

Okumaya devam edin →

Liszt ya da Chopin’in Aynası

Liszt, Chopin için yazdığı küçük kitapta, Chopin’in kompozisyonlarıyla ilgili olarak İngilizce çevirisiyle şöyle bir ifade kullanmış: “In his compositions, boldness is always justified; richness, even exuberance, never interferes with clearness; singularity never degenerates into uncouth fantasticalness; the sculpturing is never disorderly; the luxury of ornament never overloads the chaste eloquence of the principal lines.” Kabaca […]

Okumaya devam edin →

Et

Vejetaryenler ve veganlar için sanırım modern dünyanın çileciler diyebiliriz. Vejetaryenlikle ilgili hiç karşı görüşüm yok. Vejetaryenlerin topluluklar oluşturmalarını, yaşam biçimlerini sürdürme ve yayma etkinliklerini de elbette temel haklar arasında görüyorum. Tam tersine, yaşamlarının tümüyle ya da bir yönüyle ilgili bir konuda çileciliği tercih etmiş bireyler – birçok insan gibi – bende de saygı uyandırıyor. Bir […]

Okumaya devam edin →

Kullanıcı Deneyimi Açısından Kitap Fuarı Şeysi

Beylikdüzü’ne taşındığından beri kitap fuarına daha az gidiyorum. Gerçi artık etkinliklere katılım artıyormuş, ilgi yüksekmiş… Belki yayıncılar, kimi yazarlar hatta kitap meraklıları memnundur.  Yılda bir kutlanan bir kitap bayramı… Gönül işçisini de esnafı da sevindirir. Bana gelince, problemleri görmeye yatkın mıtırıklı biri olduğum için bu konuda belki de yersiz şikayetlerim var. İlk olarak: Tüyap’ın lokasyonu […]

Okumaya devam edin →