Başkalarının Buradaları ve Yakın Tarih

Bugün “sol kesim”, “sağ kesim”, “İslamcı”, “liberal” gibi etiketler daha bulanık kalıyor. 90’lı yılların sonuna kadar ayrımlar daha keskin ancak ortam daha sakindi.

Dergâh’ta çıkan öykülerimde pek öyle İslami ya da mistik ögeler bulunmaz. İslam’ın toplum içindeki görünüşleriyle daha çok ilgiliydim; çünkü benim yaşamımı da etki altına alan İslam’ın ilahi mesajı ya da içeriği değil toplumun dini kavrayış ve yaşayış biçimiydi. Edebiyata yansıyan, İslam’ın kitabi yanı ya da kitabi yönden okunmasının bir sonucudur, ki bu tür yansımaların Nedim Gürsel, Elif Şafak, İhsan Oktay gibi birçok yazarda izlerini sürebiliriz.

Şimdi dönüp baktığımda ne ben ne de – bugün bir kısmı gazete köşelerinden, gazetede köşe bulamıyorsa Twitter’dan fetva yağdıran, şehadet yeminleri eden isimler olmuşlarsa da – o zaman tanıdığım genç İslamcıların çoğu pek öyle dindar insanlar değildi.

Yazının tümünü edebiyathaber.com sitesinden okuyabilirsiniz.

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir