Yazar: Selçuk Orhan

Mutsuz Kuran, Öfkeli Tanrı ve Müntehir Çocuklar

Aslı Güneş, Doğan Yayınları tarafından yeniden basılan 40 Hadis’le ilgili GazeteDuvar.com için bir değerlendirme kaleme aldı. Selçuk Orhan’ın son kitabı 40 Hadis Doğan Kitap etiketiyle okuyucu ile buluştu. 40 Hadis, Müslüman mahallesini skandallarla değil, bireyin varoluş sancıları ve çığlıklarıyla sarsan çok önemli bir roman. Yazının tamamını okumak için yıklayın.

Okumaya devam edin →

100 Soruda Oğuz Atay

Oğuz Atay’ın Yazın Dünyasına Yolculuk

Gülçin Avul, Vatan Kitap’ta 100 Soruda Oğuz Atay‘ı değerlendirdi. Selçuk Orhan bu kitabında edebiyat kültürünü de ortaya koyarak, bir yandan Oğuz Atay’ı derinlemesine incelerken bir yandan da farklı konularda bilgiler vererek okuyucuyu besliyor, hatta meraklı okuyucuyu farklı araştırma alanlarına da yönlendiriyor. Yazının tamamı için tıklayın.

Okumaya devam edin →

Genesi (Valerio Berruti)

‘Başkalarının Buradaları’ Üstüne: İnsanların Söz Birliği Edeceği Ortak Bir Değerimiz Yok

Türkiye’de ekonomiden anlamayanlar marksist olduğunu söylüyor. İyi bir insan olmanın ne olduğu üstüne hiç kafa yormak istemeyenler ilahiyatçı… Sanattan anlamayanlar “aydın” adını verdiği muğlak bir kesime çakıyor. Hem sanattan hem de ekonomiden anlamayanlar da tüketim kültürü eleştirisini meslek edinmiş.

Okumaya devam edin →

“Güzel” Üstüne

Güzel, bireyin kendini arayışının ve kendi olamayıştan kaynaklanan mecburiyetlerinin romanı. En çok öğretmen Garip üzerinde hissedilse de bu varoluş sorunu, Efkan ve Ayça da aynı “kader”in yolcuları. Ne dersiniz? Doğrusu, ben de Güzel’in böyle anlaşılmasını isterim. “Olamayış” anahtar kelime. “Olamayış” ya da “Olmamışlık” aslında her gün içinde kaldığımız bir durum, özellikle günümüzün hızında yaşantılar içinden […]

Okumaya devam edin →

Romanınızı Neyle Alırsınız?

Basit kurgularda okur olay örgüsünün nasıl sonuçlanacağını merak eder. Daha doğrusu merak duymaya teşvik edilir. Tipik polisiyeleri akla getirelim: Katilin kim olduğu ya da komployu kimlerin düzenlediği gibi tek yönlü soruların yanıtlarını ararız. Yerleşik kanıya göre çözüm beklenmedik olmalıdır; hatta okur ne denli şaşırırsa, polisiye kurmaca o ölçüde başarılı kabul edilir. Yazının devamı edebiyathaber.net sitesinden […]

Okumaya devam edin →

Titanik’te “Daha Güvenli Kamara” Diye Bir Şey Aslında Yoktur

Aranmayan Özellikler Üstüne Bir Söyleşi’den… ‘Aranmayan Özellikler’, şimdiye kadar bir çeşit kapitalizm eleştirisi olarak anlaşıldı ve bu yaklaşım yakın bir zamanda değişmeyecek gibi görünüyor. Bu konuda senin görüşün nedir? ‘Aranmayan Özellikler’ bir kapitalizm eleştisi olarak mı tasarlandı? Öncelikle şu yanılgıyı kaldırmak gerekiyor: Kapitalizm deyince tek bir ekonomik model ve bu modele bağlı insan ilişkilerini anlama […]

Okumaya devam edin →

Bir Ucube Doğurmak

Shakespeare trajedilerinden çok Frankenstein ruhu taşıyan Finten’den günümüze bir şeyler kalır mı? Bir bebek örneğin, kıyamet habercisi bir ucube? Bugün Suriye, Irak, Afganistan, Sudan, Nijerya hatta yer yer Pakistan’dan doğan bir ucube var. Ağ gibi çoğalan, bir yerde sönüp başka yerde alevlenen, biçimi belirsiz, bulaşıcı, habis ve acımasız bir ucube. İslam kıyafeti giyen, köle pazarları açan, gözünü kırpmadan silahsız insanları öldüren, tekbirle infilak eden zombiler…

Okumaya devam edin →

Savaş ve Barış’tan: Askerliğin En Çekici Yanı

Bir İncil kıssası ilk insanın, ilk günaha kadar mutluluk koşulunun, yapacak işi olmaması, aylaklık olduğunu söyler. Aylaklık sevgisi ilk günah işlendikten sonra da değişmedi ama lanet, sadece ekmeğimizi alnımızın teriyle çıkarmak zorunda olduğumuz için değil, manevi özelliklerimiz aylak kaldığımızda huzurlu olmamıza izin vermediği için, hâlâ insanlığın üzerinde. Gizli bir ses aylaklıktan suçluluk duymamız gerektiğini söyler. […]

Okumaya devam edin →